TSRS neden araziye iniyor?
KGK’nın 16 Ocak 2026 tarihli kararıyla (RG 33139) güncellenen eşiklere göre; aktif toplamı 500 milyon ₺, yıllık net satış hasılatı 1 milyar ₺ ve çalışan sayısı 250 ölçütlerinden en az ikisini aşan kurumlar TSRS uyarınca raporlama yapmakla yükümlü. İklim standardı (S2, IFRS S2 ile uyumlu) iklim risklerinin finansal etkisinin açıklanmasını ister. Aynı yönü BDDK iklim risk rehberi, EUDR ve karbon mevzuatı da güçlendirir — zorunluluk tek bir standarttan değil, bir yığından geliyor.
Tarımsal tedarik zinciri olan şirketlerde bu açıklamaların en zor alanı sahaya ve araziye bağlı fiziksel risk verisidir. Yönetim beyanı şirket içinde hazırlanabilir; ama tedarik bölgelerinin gerçek iklim riski, su stresi, geçmiş olay yoğunluğu ve ürün/arazi durumu dış veriyle desteklenmelidir. Tarımus tam olarak bu boşluğu doldurur.
Rapor neleri kapsar?
Tek kurumsal çerçevede on bir bölüm: portföy, ürün ve bölge kapsamı; geçmiş ekim ve ürün deseni; güncel ürün/sezon doğrulama; fiziksel iklim riski; IPCC tabanlı iklim kırılganlığı; yeşil/mavi/gri su ve su verimliliği; çevresine göre verimlilik ve önceki yıllara göre seyir; fenolojiye bağlı uyarılar; girdi verimliliği; karbon başlangıç göstergesi; ve veri güveni ile yöntem açıklaması.
Yalnızca teknik çıktı değil
Rapor; yönetici özeti, bölgesel bulgular, risk matrisi, grafikler ve karar önerilerini bir arada sunar. Kurumun sürdürülebilirlik, TSRS, satın alma, risk yönetimi ve üretici destek süreçlerine doğrudan girebilecek bir formatta teslim edilir — dönemsel bir analiz değil, kurumun karar döngüsünün parçası.
Hangi standartlara bağlanır?
Aynı parsel ve faaliyet verisi TSRS, IFRS S2 ve CSRD/ESRS ile eşlenir; GHG Protocol, PCAF ve Verra gibi karbon çerçeveleri için hazırlık katmanı kurar. Böylece çıktılar opak tahminler değil, standart bir metodolojiye dayandırılabilir bulgular olur.
